Ticari hayatın globalleşmesiyle birlikte şirketlerin hiç olmadığı kadar rekabet içerisine girmesi, satış konusunda eldeki tüm imkanların ve özellikle dijital silahların kontrolsüz bir şekilde kullanılmaya başlanmasıyla gelinen noktada çalışanların karşısına “PERFORMANS” ve “PERFORMANSIN DEĞERLENDİRİLMESİ” kavramları çıkmaktadır.
Hem işçi hem de işveren açısında fazlasıyla artısı olan, ancak doğru kullanılmadığı veya suiistimal edildiği taktirde her iki taraf için de ciddi anlamda olumsuz sonuçlar doğuran bu kavramlarla ilgili gerek yazılı, gerekse online dokümanlarda teorik açıdan yeterli bilgilendirmeler mevcut, ancak bu teorik bilgilerin nasıl pratiğe döküleceği konusunda ciddi muammalar söz konusudur.
Somut olmayan, göreceli hedef ve beklentilerle yürüyen işletmelerde; işçi sirkülasyonlarının yükselmesi, işe iade davalarının sayısı artmasına ve buna bağlı olarak işçiler ile işveren arasındaki güven ilişkisinin, verimliliğin ve ekonomik dengenin bozulmasına sebep olmaktadır.
Hakkaniyetli, dürüst ve iyi niyetli bir ilişki içerisinde taraflar, yarının ne getireceğini öngörebilmekte ve böylece karşılık güven içerisinde işlerini icra edebilmektedirler. Bu da sadece iş yerindeki huzuru değil, özel hayatlarındaki huzuru da sağlamalarına ve buna bağlı olarak performanslarının olumlu yönde ilerlemesine etki etmektedir. Yani tüm her şey birbirlerini tetikleyen ve birbirine olumlu etki yaratan bir döngü içerisindedir. Doğru uygulanan bir performans değerlendirme sisteminin en temel özelliği de bu sağlıklı atmosferin teminini ve sürekliliğini sağlanmasıdır.
Performans değerlendirme sisteminin amacı, dışarıdan göründüğü gibi işçilerin daha fazla çalıştığı ve daha fazla ürettiği bir kölelik sitemi kurmak değildir. Tam aksine, mesleki yeterlilik ve yetkinliklerinin objektif, nesnel ve mukayeseli bir şekilde değerlendirilebilen, bu sayede personellerin de kendi kendilerini değerlendirebildikleri, diğer ekip arkadaşları ile mukayese edebildikleri ve farkındalık sahibi oldukları, yapılan değerlendirmeler sonunda tespit edilecek eksikliklerin hızlı bir şekilde giderildiği, kendilerini geliştirmelerinin sağlandığı, başarılarının karşılığı olarak ödüllendirildiği ve ileriye yönelik teşvik edildikleri, tüm bu süreçlerin nasıl ve ne şekilde işleyeceğine ilişkin hem çalışanların, hem de yöneticilerinin aydınlatılması ve önceden bilgi sahibi olmalarının amaçlandığı bir sistemdir.
Dünya genelinde uygulanmakta olan çeşitli performans değerlendirme sistemleri mevcuttur. Hangisinin daha adil veya işlevsel olduğunun tartışılması bir yana, önemli olan uygulanacak iş yerine göre en doğru ve hakkaniyetli sistemin tercih edilmesidir.
İyi bir performans değerlendirme sisteminin temel mantığında;
1- Performans değerlendirme sisteminin yazılı şekilde olması ve çalışana tebliğ edilmiş olması,
2- Yapılacak işin niteliğinin, içeriğinin ve hedeflerin açık şekilde belirtilmiş olması,
3- Hedeflerin hangi kriterlere göre belirlendiği ve değerlendirildiği, ölçme ve değerlendirme sistemi,
4- Yapılacak işle ilgili alınmış veya alınacak eğitimler,
5- Hedef gerçekleştirmelerde başarının nasıl ödüllendirileceği, ödül veya prim sistemi,
6- Performansın yetersiz veya düşük kabul edilmesindeki kriterler,
7- Düşük performansta ne gibi çalışmaların yapılacağı veya tedbirlerin alınacağı ve buna benzer işçinin kendisini geliştirmesine yönelik hususların açık şekilde yer alması gerekmektedir.


