Davaların birçoğunda boşanma nedeni olarak dayanılan “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” (TMK m.166/1) nedenine göre açılmaktadır. Boşanma davalarında evlilik hayatını çekilmez hale getiren kusurlu olan eşin yaptığı davranış, ki bu genelde zina, hakaret, darp gibi hareketler olmaktadır, daha sonra diğer eş tarafından affedilebilmektedir. Kusurlu eşi affettiği ya da dava konusu olayları hoş görüyle karşıladığı durumlarda “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” şartının mevcut olmadığı kabul edilerek boşanma talebi reddedilir. Bu süreçte affetme aslında nedir ve davaya etkisi nasıl olacaktır her olayda ayrı ayrı değerlendirmek gerekmektedir.
- Affetme, açık açık söylenen sözlerle olabileceği gibi örtülü olan davranışlarla da yapılabilir. Mesela mağdur eşin evine geri dönmesi ve uzun bir süre yaşaması affetme sayılabileceği gibi, diğer eşe gönderdiği yazılı ihtar ile evine dönmesini isteyen eş onu affetmiş sayılır.
- Ancak eve geri dönmenin her zaman affetme sayılmayacağını da söylemeliyim.
“Davacının boşanma davasının açılmasından sonra davalının tehdidi sonucu korkuyla eve döndüğü bir arada yaşadıkları 20-25 günlük süre içinde de davalının hakaret ve tehditlerinin devam ettiği tanık beyanlarıyla gerçekleşmiştir. Bu halde, davacının ortak konuta dönmesi “barışma ve kocasını affetme” olarak görülemez. “(Yargıtay 2.HD. 2011/4568 E., 2012/1704 K sayılı, 30.012012 t.kararı)
Bu kararda da görüleceği üzere, eve dönse dahi kusurlu davranışların devam ettiğini tanıklarla veya başkaca bir delil ile ispat edebilirse mağdur eş yine de boşanma kararı alabilecektir.
- Tarafların zorunlu olarak birlikte yaşamalarının gerektiği bir durumda, zorunluluk hali ortadan kalkana kadar birlikte yaşamaları affetme olarak değerlendirilemeyecektir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 22/06/2006 tarihli 2006/9958 K. Sayılı ilamı: “… eşlerin Erciş’ten tayinlerinin çıkması üzerine Ankara’ya geldikleri kendilerine hemen lojman tesis edilmemesi üzerine 23.10.2003-05.01.2004 tarihleri arasında Orduevinde konakladıkları, davacıya lojman verilmesi üzerine eşlerin ayrıldıkları… Eşlerin zorunlu olarak bir süre beraber orduevinde kalmaları kocanın eşini affettiğini, geçen hadiseleri hoşgörü ile karşıladığını göstermez.”
- Davadan vazgeçildiği durumlarda bu açık olarak affetme sayılır ki buna dayanan taraf artık önce ileri sürdüğü kusur sebeplerine dayanarak dava açamaz.
- Aynı şekilde, çocuklar için şahsi münasebetin sağlanmasına yönelik olarak eşlerin zaman zaman bir araya geliyor oluşu da davalı tarafından affetme olarak ileri sürülemeyecektir çünkü eşler bu durumda mecburi bir görevi yerine getirmektedir.


